Ölmek İstemiyorum

‘O gün komşu çocuktan dayak yemiş, kafam kırılmıştı, ağlayarak eve gelmiştim. Annemin yaramı sarmasını beklerken, o da bana vurmaya başladı, söylemedik laf bırakmadı. Elime bir taş vererek ‘Gidip öcünü almazsan seni eve almayacağım’ dedi. Bende gidip annemin verdiği taşla çocuğun kafasını kırdım. İlk dersimi böyle aldım.’

Büyütmek için resme tıklayın

‘O gün komşu çocuktan dayak yemiş, kafam kırılmıştı, ağlayarak eve gelmiştim. Annemin yaramı sarmasını beklerken, o da bana vurmaya başladı, söylemedik laf bırakmadı. Elime bir taş vererek ‘Gidip öcünü almazsan seni eve almayacağım’ dedi. Bende gidip annemin verdiği taşla çocuğun kafasını kırdım. İlk dersimi böyle aldım.’

Bu satırlar Sait Çamlıcanın Aile Medya ve Şiddet adlı kitabından alıntı olup ceza evinde terör suçlusu bir mahkumun çocukluğuna ait hatırasıdır. Neden bu hikayeyi paylaştım Çünkü bu hikaye aslında kulaklarımızdan uzunca süre silinmeyecek o annnenin Ölmek İstemiyorum ve kızının Anne Lütfen Ölme çığlıklarının başlangıç noktasıdır.

Eğer kalıtsal bir rahatsızlığımız yok ise hiç birimiz şiddet eğilimiyle doğmuyoruz Sevgili Dostlar. Şiddet aile ortamında ortaya çıkan okul yıllarında devam eden bireyin iş ve sosyal yaşamına kadar yansıyan kişiliğinin bir parçası haline geliyor. Yani bu kişileri kendi içimizde kendimiz yaratıyoruz.

Türkiyede her gün yüzlerce kadın şiddete maruz kalıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun yayınladığı rapora göre 2019un ilk yarısında 214 kadın cinayete kurban gitmiş. Bu ülkemizde neredeyse her 20 satte bir kadın cinayeti olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan Emine Bulut cinayetini konunun uzmanları hukuksal açıdan sosyo-ekonomik açıdan dini açıdan ideolojik açıdan ya da psikolojik açıdan değerlendirip mutlaka bir çok yoruma ulaşabilirler. Boğazım düğümlenerek ve zorlanarak yazdığım 3. köşe yazım bu. Ben sadece yıllardır tek başına bir kız çocuğu yetiştiren bir anne olarak bir kaç tane öneri sorusu sormak istiyorum sadece:

-       Biz kadınlar şiddet eğilimi olan ruhsal problemleri olan kişilerle hiç bir şekilde iletişim halinde olmasak onların ruhsal durumunu tespit ettiğimiz an var olan iletişimimizi koparsak evliliğe kadar götürmesek bizim için daha güvenli olmaz mı

-       Erkeğin gösterdiği kısıtlamaların sözel ya da fiziksel şiddetin bir sevgi gösterisi olmadığını kabul etsek gerçek sevgive saygıyı tadmamıza vesile olmaz mı

-       Bir diğer kanayan yaramız kadınlar üzerine kurulmuş toplumsal baskı. Değerli anneler babalar şiddet gören yavrularımızı Elalem ne der diye kaderlerine tek etmesek sahip çıksak sonradan daha büyük acılar çekmemizin önüne gçmez mi

-       Çocuklarımızı yetiştirirken onlara özgüven özsaygı değerlerini verebilsek bu mutlu ve güvenli bir toplum oluşması için büyük bir adım olmaz mı

-       Çevremizde şiddete maruz kaldığına şahit olduğumuz kadın ve çocuklar için her birimiz elini cep telefonu kaydı yerine taşın altına koymaya çabalasak şu günlerde yaşadığımız cehennem azabından çok daha güzel günler görmemize sebep olmaz mı

-       Şiddeti daha çok tetikleyen dizi ve filmlerden kendimizi ve çocuklarımızı uzak tutsak onun yerine bir sayfa kitap okumanın öğrenmenin hazzını tatsak hepimiz için daha yararlı olmaz mı

-       Eline taş verip Git öcünü al demek yerine annesine kardeşine arkadaşlarına yaratılmış her şeye karşı vicdanlı çocuklar yetiştirmeye çabalasak bugün sokakta yürürken gölgemizden korkar duruma düşmemizin önüne geçmez mi

-       Başta kendimiz ve ardından çocuklarımızın insan davranışlarını anlayabilmemiz için temel psikoloji eğitimi almasını sağlasak hepimizin geleceği için daha sağlıklı olmaz mı

-       Şiddet eğilimi ruhsal problem olan bireyle konuşarak tartışarak ya da düzelir diye sessiz kalarak o kişinin bir adım daha ileriye gitmesine imkan tanımasak bir uzman yardımı alması için destek olsak aslında sadece bir suçluyu ve bir mağduru değil bütün bir toplumun kurtulmasına vesile olmaz mı

Bir annenin ve 10 yaşındaki yavrusunun çığlıkları ülkemizde kanayan bu yaranın sesi oldu. Dileğim bu sesin unutulmaması son olması ve en kısa süre içerisinde kalıcı yasal ve toplumsal düzenlemelerinin el birliğiyle hayata geçirilmesi.

Pınar Holt

Yazar Davranış Bilimci Konuşmacı

E-mail: pinarholt75@gmail.com

Twitter: @pinarholt

Instagram: @pinarholtofficial

Facebook: Pinar Holt

26 Ağustos 2019 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak BABA32 Isparta Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan BABA32 Isparta Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizi nasıl buldunuz?